Dil Gelişim Geriliği ve Konuşma Bozuklukları
Dil gelişim geriliği ve konuşma bozuklukları, çocuğun yaşına uygun kelime hazinesi, cümle kurma ya da konuşmayı anlaşılır şekilde üretme becerisinde beklenen ilerlemenin olmamasıdır. Her çocuk farklı hızda gelişir; ancak belirli yaşlarda beklenen basamaklar vardır. Örneğin 1 yaş civarında birkaç anlamlı kelime, 2 yaşta iki kelimeli cümleler, 3 yaşta ise daha anlaşılır ve basit cümlelerle konuşma beklenir. Bu basamaklarda belirgin gecikme varsa değerlendirme gerekir.
Çocuk nörolojisi açısından dil, beynin birçok bölgesinin birlikte çalışmasıyla oluşur. Bu nedenle dil gecikmesi bazen sadece “geç konuşma” olabilirken, bazen de altta yatan nörogelişimsel bir durumun işareti olabilir. Örneğin Otizm Spektrum Bozukluğu, işitme kaybı, zihinsel gelişim geriliği, epilepsi ya da nadiren metabolik ve genetik hastalıklar dil gelişimini etkileyebilir. Bazı çocuklarda ise yalnızca konuşma seslerini üretmede güçlük (artikülasyon bozukluğu) ya da çocukluk çağı konuşma apraksisi gibi motor planlama sorunları görülebilir.
Ailelerin dikkat etmesi gereken bazı durumlar şunlardır: İsmi söylendiğinde dönüp bakmama, göz teması kurmama, işaretle gösterme davranışının olmaması, 18 ayda anlamlı kelime yokluğu, 2 yaşta iki kelimeli cümle kuramama, konuşmanın akranlara göre belirgin anlaşılmaz olması. Ayrıca konuşma geriliğine eşlik eden yürüme gecikmesi, sık nöbet geçirme, geriye gidiş (kazanılmış kelimelerin kaybı) gibi bulgular varsa mutlaka ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Tanıda gelişimsel değerlendirme, işitme testi ve gerektiğinde nörolojik incelemeler yapılır. Erken tanı çok önemlidir çünkü erken başlanan dil ve konuşma terapisi beynin öğrenme kapasitesinden en iyi şekilde yararlanmayı sağlar. Birçok çocuk uygun destekle yaşıtlarını yakalayabilir. Özetle, “nasıl olsa konuşur” diye uzun süre beklemek yerine, şüphe durumunda erken başvuru çocuğun geleceği açısından en doğru yaklaşımdır.