Bayılma /Senkop
Bayılma (senkop), beyin kan akımının geçici olarak azalması sonucu gelişen ani, kısa süreli geçici duruş (postür) ve bilinç kaybıdır. Çocuklarda ve özellikle ergenlik döneminde sık görülür. Her 4 kişiden biri hayatı boyunca en az 1 kez senkop yaşamaktadır. Çoğu vakada iyi huyludur ve ciddi bir hastalığa bağlı değildir. En sık görülen tip, halk arasında “basit bayılma” olarak bilinen ve genellikle uzun süre ayakta kalma, açlık, susuzluk, uykusuzluk, ateşli hastalıklar, kalabalık ve havasız ortamlar, kan görme, kendinden kan alınması, ani korku/heyecan, şiddetli ağrı veya hızlı ayağa kalkma sonrası gelişen bayılmadır.
Bayılmadan önce (presenkop dönemi) baş dönmesi, göz kararması, bulantı, soğuk terleme, solukluk, çarpıntı, kulaklarda uğultu ve halsizlik gibi uyarıcı belirtiler olur. Uyarıcı belirtiler ardından çocuk gevşer, yere düşebilir, genellikle birkaç saniye–1 dakika gibi kısa süreli bilinç kaybı olur, ardından hızla kendiliğinden toparlanır. Sonrasında kısa süreli yorgunluk veya baş ağrısı olabilir, kalıcı bir sorun beklenmez. Çocuk eğer bu belirtileri daha önceden deneyimlemişse, hissettiği anda oturabilir ya da ayaklarını yukarı kaldırıp uzanabilirse, bulgular gerileyip bayılma/senkop çoğu zaman gelişmez.
Bayılma anında ne yapılmalı?
Çocuk sırtüstü yatırılmalı, bacakları kalp seviyesinden biraz yukarı kaldırılmalı, dar giysiler gevşetilmeli ve ortam havalandırılmalıdır. Kendine gelene kadar ağızdan su veya yiyecek verilmemelidir. Hipotansiyon tespit edildi ise ve hasta kendinde ise sıvı alımı desteklenebilir. Çoğu çocuk kısa sürede tamamen düzelir. Bayılma sonrası sakin kalmak ve çocuğun dinlenmesine izin vermek önemlidir.
Ne zaman doktora başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir:
- Egzersiz sırasında veya hemen sonrasında bayılma,
- Uyarıcı belirtiler olmadan aniden bayılma,
- Sık tekrarlayan bayılmalar,
- Uzun süren bilinç kaybı veya toparlanmada gecikme,
- Bayılmaya çarpıntı, göğüs ağrısı, morarma eşlik etmesi,
- Ailede ani kalp ölümü öyküsü bulunması,
- Bayılma ile birlikte kasılma, idrar kaçırma gibi nöbeti düşündüren bulguların olması
Senkop tanısı için en önemli adım hastanın ve olay sırasında yakınında bulunan kişilerin dinlenmesi, tıbbı geçmişe yönelik ayrıntılı öykünün alınması ve ardından fizik/ nörolojik muayenedir. Öykü ve fizik muayene sonrasında gerekirse kardiyolojik incelemeler (muayene/EKO/EKG/ ritim ve tansiyon holter, tilt table testi) ve nörolojik incelemeler (beyin tomografisi veya MR görüntüleme, EEG (epileptik nöbet ile benzeyen senkoplarda) yapılır.
Tekrarları nasıl önleyebiliriz?
Yeterli sıvı almak, öğün atlamamak, uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak, sıcak–havasız ortamlarda sık mola vermek ve bayılma uyarılarını fark eder etmez oturup uzanmak çoğu çocukta etkilidir. Gerekli görülen durumlarda hekim, altta yatan nedeni araştırır ve uygun önerilerde bulunur. Doğru bilgilendirme ve basit önlemlerle, çocukların büyük çoğunluğu bayılma ataklarını güvenle yönetebilir.