Baş Ağrıları
Baş ağrısı, çocuklarda ve ergenlerde, doktora ya da acil servislere başvuruda en sık görülen belirtilerden birisidir.
Çocukluk ve ergenlik çağında ortaya çıkan baş ağrıları, bireylerin okul ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkileyerek, günlük aktivitelerden kaçınmalarına neden olabilir.
Bu durum ebeveyn ve öğretmenleri oldukça kaygılandırabilir.
Bu nedenle başı ağrıyan çocuklar, hekime ya da sağlık merkezlerine genelde ‘beyin tümörü’ ya da ‘çok ciddi hastalıklar’ endişesi ile getirilirler.
Çocuk ve ergen baş ağrıları, yetişkinlerde olduğu gibi çoğu kez migren, gerilim tipi baş ağrısı gibi iyi seyirli ve kontrol altına alınabilir nedenlerden olabileceği gibi; gerçekten de tümör, enfeksiyon ve sinir sisteminin yapısal anormallikleri gibi pek çok ciddi nedenlere de bağlı olabilir!
Erişkin baş ağrılarından farklı olarak; çocukluk ve ergenlik çağı baş ağrılarında bütüncül bir yaklaşım göstererek baş ağrısının nedenini doğru belirleyebilmek, tedavi başarısının ve ebeveynlerin kaygılarının giderilebilmesinin en temel şartı sayılabilir.
Baş ağrısı ile başvuran çocuk ve ergenlerde ilk basamak ‘çok detaylı bir öykü’ almaktır. Erişkinlerden farklı olarak ebeveynlerden de öykü alınmalıdır. Hatta gerekirse çocuğun öğretmenine de başvurulmalıdır.
Baş ağrısının başlangıcı, ne kadar sürdüğü, şiddeti, eşlik eden başka belirtileri (bulantı, kusma,vs.), ağrının karakteri çok detaylı olarak sorgulanmalıdır. Ayrıca baş ağrısının ortaya çıkışını kolaylaştıran etmenler (açlık, rüzgar, ışık,vs..) ve psikolojik faktörler belirlenmeye çalışılmalıdır.
Nörolojik ve fizik muayene tam olarak yapılmalıdır. Nörolojik muayene ve fizik muayenede anormal bulgular varsa, baş ağrısına neden olabilecek başka hastalıkları ayırt edebilmek için nörogörüntüleme, EEG, lomber ponksiyon, kan analizleri ve diğer laboratuvar incelemelerinden bazılarını yapmak gerekebilir.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KÜME BAŞ AĞRISI
Tıpkı erişkinde olduğu gibi çok şiddetli ve ağrılıdır. Diğer çocukluk çağı baş ağrılarına göre ender görülmektedir. Genellikle 10 yaşın üzerinde başlar. Yılın belirli dönemlerinde ataklar halinde ortaya çıkar. Göz çevresinde, hep aynı tarafta, tek taraflı batıcı, oyucu, şiddetli ağrılardır. Ağrı atağı sırasında ajitasyon gibi davranış değişiklikleri görülebilir. Beraberinde göz kapağı düşmesi, göz yaşarması, burun tıkanıklığı, göz bebeği değişiklikleri gibi belirti ve bulgular ortaya çıkabilir. Ağrı ortalama bir – bir buçuk saat sürer. Akut atak tedavisinde ilaç dışında, oksijen verilmesi oldukça etkili olabilir. Ayrıca atakların önlenmesi için de çok sayıda koruyucu tedavi seçenekleri de vardır.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KRONİK GÜNLÜK BAŞ AĞRILARI
Çocukluk çağı migrenlerinin, küme baş ağrılarının ya da gerilim baş ağrılarının, en az 3 aydan bu yana, her bir ayın en az 15 gününde görülmesi durumunda ‘kronik günlük baş ağrısından’ söz edebiliriz. İster migren olsun ister diğer baş ağrıları (Gerilim Baş Ağrısı vd. gibi) olsun, eğer baş ağrısı atakları önlenmez, gerektiğinde doğru koruyucu tedaviler yapılmaz ise baş ağrıları kronik hale gelebilir. Baş ağrısını kronik günlük hale getiren nedenlerden birisi de baş ağrısı için ağrı kesicileri aşırı kullanmaktır. Bu nedenle baş ağrısı sıklığı, şiddeti ve sayısı arttığında mutlaka hekime başvurulmalı, baş ağrısındaki sıklık artışının nedeni belirlenmeli, gerekirse koruyucu tedavilerle baş ağrıları tedavi edilmelidir. Bu yolu izlemek yerine sık ağrı kesici alarak baş ağrılarını azaltmaya çalışmak bir süre sonra ağrı kesici aşırı kullanımına bağlı olarak baş ağrısını kronik günlük hale getirebileceği gibi vücudu ve organları bir süre sonra ağrı kesicilerin ciddi yan etkilerine maruz bırakabilir!
Hasta Yorumları
B... M...
R... C...
A... B...
SIK SORULAN SORULAR
Çocuk Nörolojisi uzmanına ne zaman başvurulmalıdır?
Çocuğunuzun motor gelişimi (baş tutma, oturma, yürüme) gecikmişse, konuşma geriliği varsa, havale/nöbet geçirdiyse, sık tekrarlayan şiddetli baş ağrıları yaşıyorsa veya davranışlarında ani değişiklikler fark edildiyse bir çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır.
Muayene için herhangi bir ön hazırlık gerekir mi?
Hayır, ancak çocuğunuzun daha önce yapılmış kan tahlilleri, varsa MR veya EEG sonuçlarını yanınızda getirmeniz teşhis sürecini hızlandırır. Ayrıca çocuğunuzun evde sergilediği şüpheli hareketlerin (nöbet benzeri durumlar) videosunu çekmeniz hekimimiz için çok değerlidir.
EEG çekimi çocuğuma zarar verir mi? Canı yanar mı?
Kesinlikle hayır. EEG (Elektroensefalografi), beynin doğal elektriksel aktivitesini kaydeden zararsız bir yöntemdir. Çocuğunuza radyasyon veya elektrik verilmez; sadece kafa derisine küçük elektrotlar yerleştirilir. Ağrısız bir işlemdir.
Çocuklarda nörolojik muayene nasıl yapılır?
Çocuk nörolojisi muayenesi, çocuğun yaşına uygun olarak oyun formunda gerçekleştirilir. Kas gücü, refleksler, denge, koordinasyon ve gelişimsel basamaklar (sosyal etkileşim, konuşma, hareket) titizlikle değerlendirilir.
Her bayılma veya kasılma epilepsi midir?
Hayır. Çocuklarda "katılma nöbetleri", yüksek ateşe bağlı havaleler veya uyku sırasındaki bazı hareketler epilepsi ile karıştırılabilir. Doğru tanı için uzman bir çocuk nöroloğunun değerlendirmesi ve gerekirse EEG tetkiki şarttır.
Ateşli havale kalıcı bir hasar bırakır mı?
Çoğu ateşli havale (febril konvülsiyon) iyi seyirlidir ve beyinde kalıcı bir hasar bırakmaz. Ancak nöbet süresi ve tekrarlama sıklığına göre risk analizi yapılması için uzman görüşü alınmalıdır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite nörolojik bir sorun mudur?
Evet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) beynin ön bölgesindeki bazı nörotransmitterlerin çalışma prensibiyle ilgilidir. Nörolojik muayene, benzer belirtiler veren diğer durumların elenmesi açısından önemlidir.
Çocuğum 18 aylık oldu ama hala yürümüyor, normal mi?
Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak 18 aya kadar yürümenin başlamaması, altta yatan bir nörolojik veya kas hastalığı açısından değerlendirilmelidir. Erken müdahale, gelişimi desteklemek için kritiktir.