Çocukluk Çağı Migren
Migren, baş ağrılarının ataklar halinde ortaya çıktığı bir durumdur. Bu ataklar sırasında huzursuzluk, keyifsizlik, başını sallama veya tutma, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtiler gözlemlenebilir. Ağrı genellikle göz çevresi, alın ve şakak bölgelerinde, sıkça her iki taraflı ve zonklayıcı bir şekilde hissedilir. Ağrıya; bulantı, kusma, ışığa duyarlılık (fotofobi) ve sese duyarlılık (fonofobi) gibi şikayetler eşlik edebilir. Stres, yorgunluk, kafa travması, açlık, gürültü, egzersiz, hastalık veya soğuk hava gibi faktörler migren ataklarını tetikleyebilir.
Son 20 yılda çocuklarda migren görülme sıklığında belirgin bir artış gözlemlenmiştir. Yedi yaşın altındaki çocuklarda migren görülme oranı %1-3 arasında iken, bu oran 15 yaşında %5-10 seviyesine yükselir. Üç yaş altındaki çocuklarda da migren tipi baş ağrılarına rastlanabilir, ancak belirtilerin tanınması daha zordur. Migren, ilk 7 yaşta erkek çocuklarında daha yaygınken, 7-11 yaş arasında kız ve erkek oranı eşitlenir; 11 yaş sonrasında ise kızlarda görülme sıklığı üç kat artar.
Çocuklarda Migren Tanısı
Baş ağrısı şikayeti olan bir çocuğun tıbbi değerlendirilmesi, detaylı bir öykü alınması ile birlikte fiziksel ve nörolojik muayeneyi içerir. Tanıya ulaşmak için ağrının özellikleri büyük önem taşır. Özellikle yeni başlayan ve sık tekrar eden ağrılar, tek taraflı ve uzun süreli ağrılar, daha önceki ağrı şeklinin kötüleşmesi, gece ağrı ile uyanma, sabah ağrıyla uyanma ya da odaklanmış nörolojik belirtiler gibi durumlar, beyinde yer kaplayan bir lezyonun varlığını araştırmak için acil tetkik gerektirir. Ayrıca, büyüme geriliği, kronik hastalıklar ve tümör gibi durumların da göz önünde bulundurulması gerekir. Travma öyküsü ya da nörokutanöz hastalıkların varlığı açısından da cilt detaylı olarak incelenmelidir. Sinüs hassasiyeti, tiroid büyümesi (tiromegali) ve ense sertliği de muayene sırasında kontrol edilmelidir.
Kronik fakat ilerleyici olmayan baş ağrıları, depresyon veya gerilim tipi baş ağrısı gibi psikojenik nedenlerle ilişkili olabilir. Baş ağrısı şikayetiyle gelen çocuk, kendini ifade edebiliyorsa; ağrının türünü (örneğin zonklayıcı mı, batıcı mı, sıkıştırıcı mı), başın hangi bölgesinde hissedildiğini, süresini, sıklığını, bulantı, kusma, ses ve ışığa karşı hassasiyet gibi eşlik eden belirtileri ve günlük aktivitelerini etkileyip etkilemediğini açıklaması istenir. Özellikle gece uykudan baş ağrısıyla uyanma durumu, beyin tümörü gibi organik bir nedenin varlığını düşündürüp alarm işareti olarak değerlendirilir ve bu durumda beyin görüntülemesi (BT veya MRG) yapılması gerekir.
Çocuk düzenli olarak izlem altına alınır ve en az 21 gün boyunca baş ağrısı günlüğü tutması istenir. Kan testleri yapılarak açlık kan şekeri ve rutin tam kan sayımı incelenir. Baş ağrısı şikayeti olan her çocuğun nörolojik muayenesinde oftalmoskop ile göz dibi incelemesi ve tansiyon ölçümü mutlaka yapılmalıdır.
Hasta Yorumları
B... M...
R... C...
A... B...
SIK SORULAN SORULAR
Çocuk Nörolojisi uzmanına ne zaman başvurulmalıdır?
Çocuğunuzun motor gelişimi (baş tutma, oturma, yürüme) gecikmişse, konuşma geriliği varsa, havale/nöbet geçirdiyse, sık tekrarlayan şiddetli baş ağrıları yaşıyorsa veya davranışlarında ani değişiklikler fark edildiyse bir çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır.
Muayene için herhangi bir ön hazırlık gerekir mi?
Hayır, ancak çocuğunuzun daha önce yapılmış kan tahlilleri, varsa MR veya EEG sonuçlarını yanınızda getirmeniz teşhis sürecini hızlandırır. Ayrıca çocuğunuzun evde sergilediği şüpheli hareketlerin (nöbet benzeri durumlar) videosunu çekmeniz hekimimiz için çok değerlidir.
EEG çekimi çocuğuma zarar verir mi? Canı yanar mı?
Kesinlikle hayır. EEG (Elektroensefalografi), beynin doğal elektriksel aktivitesini kaydeden zararsız bir yöntemdir. Çocuğunuza radyasyon veya elektrik verilmez; sadece kafa derisine küçük elektrotlar yerleştirilir. Ağrısız bir işlemdir.
Çocuklarda nörolojik muayene nasıl yapılır?
Çocuk nörolojisi muayenesi, çocuğun yaşına uygun olarak oyun formunda gerçekleştirilir. Kas gücü, refleksler, denge, koordinasyon ve gelişimsel basamaklar (sosyal etkileşim, konuşma, hareket) titizlikle değerlendirilir.
Her bayılma veya kasılma epilepsi midir?
Hayır. Çocuklarda "katılma nöbetleri", yüksek ateşe bağlı havaleler veya uyku sırasındaki bazı hareketler epilepsi ile karıştırılabilir. Doğru tanı için uzman bir çocuk nöroloğunun değerlendirmesi ve gerekirse EEG tetkiki şarttır.
Ateşli havale kalıcı bir hasar bırakır mı?
Çoğu ateşli havale (febril konvülsiyon) iyi seyirlidir ve beyinde kalıcı bir hasar bırakmaz. Ancak nöbet süresi ve tekrarlama sıklığına göre risk analizi yapılması için uzman görüşü alınmalıdır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite nörolojik bir sorun mudur?
Evet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) beynin ön bölgesindeki bazı nörotransmitterlerin çalışma prensibiyle ilgilidir. Nörolojik muayene, benzer belirtiler veren diğer durumların elenmesi açısından önemlidir.
Çocuğum 18 aylık oldu ama hala yürümüyor, normal mi?
Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak 18 aya kadar yürümenin başlamaması, altta yatan bir nörolojik veya kas hastalığı açısından değerlendirilmelidir. Erken müdahale, gelişimi desteklemek için kritiktir.